Simit’in Ezik Hayatı vs Poğaça’nın Şımarıklığı
Bakın arkadaşlar, bu memlekette en büyük sınıf çatışması ne biliyor musunuz? Ne zengin-fakir, ne sol-sağ... Simit ile poğaça savaşı! Simit, o mütevazı, halktan adam. Sabahın köründe fırından çıkmış,...
Bakın arkadaşlar, bu memlekette en büyük sınıf çatışması ne biliyor musunuz? Ne zengin-fakir, ne sol-sağ… Simit ile poğaça savaşı!
Simit, o mütevazı, halktan adam. Sabahın köründe fırından çıkmış, susamları döküle döküle “ben buradayım” diyor. 20 liraya karnını doyuruyor, çayına cuk oturuyor. İşçi sınıfının simgesi. Gururlu, sade, biraz da çıtır.
Poğaça ise burjuva. İçinde peynir, zeytin, kıyma… Kıyafeti bile özel: kabarık, yumuşacık, “ben sıradan değilim” havasında. Fiyatı iki katı, bir ısırıkta “of be” dedirtiyor. Ofise giden beyaz yakalıların favorisi. “Simit mi yiyeceksin oğlum, poğaça al” modunda.
Ama ikisi de birbirini kıskanıyor. Simit poğaçaya bakıp “şişko” diyor, poğaça da simide “kurusıkı” diye dalga geçiyor. Birlikte çay sofrasına oturduklarında ise barışıyorlar; çünkü Türk milleti açken ideoloji dinlemez.
Sonuç? Sen hangisini seçersen seç, ikisi de aynı kapıya çıkıyor: Akşama kadar midende “keşke bir tane daha alsaydım” pişmanlığı.