Yüzyılın Gastronomik İç Savaşı: Menemen Soğanlı mı, Soğansız mı?

Türk mutfağının en büyük diplomatik kriziyle karşı karşıyayız. Öyle bir kriz ki, aileleri böler, dostlukları bitirir, evlilik programlarında "Kriterlerim: Menemeni soğanlı yemesi" maddesine kadar uzanır. Vedat Milor’un Twitter’da...

16 Mayıs 2026 Yayınlandı 2 dk okuma 1 görüntülenme

Türk mutfağının en büyük diplomatik kriziyle karşı karşıyayız. Öyle bir kriz ki, aileleri böler, dostlukları bitirir, evlilik programlarında “Kriterlerim: Menemeni soğanlı yemesi” maddesine kadar uzanır. Vedat Milor’un Twitter’da başlattığı o kutsal savaş, pazar kahvaltılarının üzerine çökmüş bir kâbus gibi hala can yakıyor.

​-Cepheler ve Silahlar-

​Savaş hatları son derece net ve iki taraf da geri adım atmaya niyetli değil:

​-Soğansızcılar (Sabah Masumiyeti): “Yahu sabah sabah ağzımız soğan mı koksun, sevgilimizden mi ayrılalım?” diyen gruptur. Onlara göre menemen, domates ve biberin yumurtayla yaptığı romantik bir danstır. Araya giren soğan, düğünü basan eski sevgili gibidir; tadı kaçırır, rol çalar.

​-Soğanlıcılar (Gurme Mafyası): Menemeni kahvaltıda değil, akşam öğrenci evinde ana yemek olarak gören kitledir. “Soğansız menemen, salçalı ekmektir!” diyerek masaya yumruğunu vururlar. Soğanın karamelize olup domatesin asidiyle sevişmesini izlemek onlar için bir sanattır.

​-Hakemin Kararı-

​Kamuoyu Duyurusu: Sabah uykulu gözlerle ekmek banıyorsanız soğansız yapın, yuvanız dağılmasın. Ama akşam dolapta kalan son domatesleri kurtarma operasyonundaysanız, basın soğanı gitsin.

​Sonuçta tencere dibi sıyırırken hepimiz aynı tavanın balığıyız. Ekmeğin taze, çayın demli olsun; soğan tamamen senin iç işlerindir

Paylaş:
admin
admin 204 yazı

0 Yorum

Sohbet

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.